القانون التجاري

GÖNDERİLENİN HAK VE BORÇLARI

16.09.2026 Çarşamba 22:32

GÖNDERİLEN KAVRAMI

Gönderilen, taşıma sözleşmesinin tarafı olmamakla birlikte, taşıma sözleşmesiyle ilgili kişilerden birisidir. Gönderilenin, bu sözleşme çerçevesinde elde ettiği haklar ve borçlar bulunmaktadır. Türk Ticaret Kanunun “Taşıma İşleri" kitabının 856 - 893'üncü maddelerinde yer alır.

Türk Ticaret Kanunun "Taşıma işleri" başlıklı 4. Kitap hükümleri kapsamında, taşıma sözleşmesinin tarafları gönderen ve taşıyıcı olarak tespit edilmiştir. Taşıma sözleşmesinin ifası kendi menfaatine gerçekleşen üçüncü kişiler gönderilen olarak kabul edilmişlerdir. Gönderilen, taşıma sözleşmesi uyarınca belirlenen teslim yerinde eşyanın kendisine teslim edileceği kişilerdir. Başka bir deyişle gönderilen, varma yerinde eşyayı kendi adına teslim hakkına sahip gerçek veya tüzel kişidir1. CAN, gönderileni şu şekilde tanımıştı; “Eşya taşıma sözleşmelerinde varma yerinde taşınan eşyanın teslim edileceği kişidir2. Taşıma sözleşmesinin yapılış amacı taşınan eşyaların bir kişiye teslimini gerektirmiyorsa, gönderilen olmaksızın yapılmış bir taşıma sözleşmesinden bahsedilir. Örneğin; çöplerin taşınmasında çöplerin döküleceği bir yer belirtilmekte, bir gönderilen söz konusu olmamaktadır. Hayatın olağan akışı gereği taşıma sözleşmelerinde her zaman gönderilen olmaz.

Taşıma sözleşmelerine ilişkin hükümler hazırlanırken, CMR ve onun etkisi altında Alman Ticaret Kanunu hükümleri mehaz alınmıştır.

Gönderilen aynı zamanda gönderen olabilir. Ancak bu durum taşıma sözleşmeleri içinde azınlıktadır. Gönderilen eşyayı varma yerinde teslim alacak yegâne kişidir. Bununla birlikte gönderilen varma yerinde eşyayı teslim almak üzere bir başka kişiyi yetkilendirebilir. Bunun dışında da, taşıma sözleşmesinde gösterilen gönderilen, taşıma sırasında sonradan değiştirilerek, başka bir kişi gönderilen sıfatını kazanabilir.

GÖNDERİLEN TÜRLERİ

ŞEKLİ GÖNDERİLEN

Taşıma sözleşmesine göre belirlenmiş olan “gönderilen” in varma yerinde eşyayı teslim alıp almayacağı belli değildir. Yani gönderilenin eşyayı teslim alması veya almaması taşıma sözleşmesi yapılırken ihtimali yani şekli bir durum yaratır.

Ayrıca taşıma sözleşmesi gönderilen bakımından tam üçüncü kişi yararına sözleşme niteliğindedir. Taşıma sözleşmesine göre belirlenmiş olan "gönderilen” eşyayı teslim almaya ve bu şekilde taşıma sözleşmesinden kaynaklanan borç ilişkisine katılmaya zorlanamaz. Yani kısaca her zaman taşıma sözleşmelerinde gerçek gönderilen yoktur, bazen de şekli gönderilene rastlanır. ÇAĞA/KENDER, şekli gönderileni “yükü teslim alacak gönderilen” olarak ifade eder. Öğretide daha çok tercih edilen şekli gönderilendir.3

Özellikle alt ve asıl taşıma sözleşmelerinde şekli gönderilene rastlanmaktadır. Alt taşıma sözleşmelerinde gönderilen olarak gözüken kişi varma yerinde eşyayı teslim almayabilir, asıl taşıma sözleşmesinde gönderilen olarak yer alan kişi teslim alabilir. Yani tam olarak alt taşıma sözleşmelerindeki gönderilen şekli gönderilendir.

GERÇEK GÖNDERİLEN

SEVEN, gerçek gönderileni; “Gönderilen varma yerinde eşyayı teslim alma iradesini ortaya koyarak taşıma sözleşmesinden doğan borç-alacak ilişkisine katılmış ise bu durumda gönderilen gerçek gönderilen olarak anılır.” açıklamıştır. Burada gönderilenin eşyayı teslim alıp almayacağı konusunda belirsizlik yoktur. Gönderilen borç ilişkisine dâhil olmuştur.

Gerçek gönderilen Türk Ticaret Kanunun 871. maddesinin birinci fıkrasında; “Eşyanın teslim yerine varmasından sonra gönderilen, taşıyıcıdan, taşıma sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi karşılığında, eşyanın kendisine teslim edilmesini isteyebilir. Eşya zayi olmuş veya hasara uğramış yahut geç teslim edilmişse, gönderilen, gönderenin taşıma sözleşmesinden doğan istem haklarını taşıyıcıya karşı ileri sürebilir. Gönderen, bu hakların ileri sürülmesinde yetkili kalmaya devam eder. Gönderilenin veya gönderenin kendilerinin veya başkasının menfaatine hareket etmeleri farklılık yaratmaz.” şeklinde düzenlenmiştir.

CMR 13. maddesinin birinci fıkrasında yer alığı gibi, gönderilen eşyanın kendine teslim talep ederse; şekli gönderilen gerçek gönderilene dönüşür. Taşıma sözleşmesinde eşyanın teslim alınmasıyla birlikte Türk Ticaret Kanunun 871. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, gönderilen taşıma ücreti başta olmak üzere, taşıyıcı lehine doğan alacakların borçlusu durumuna gelir.

ÇAĞA/KENDER, gerçek gönderileni “yükü teslim alan gönderilen” olarak ifade eder. Öğretide daha çok tercih edilen gerçek gönderilendir4. Üçüncü kişi aleyhine sözleşme yapılamayacağından, gönderilen eşyayı teslim alma iradesini ortaya koymadan, söz konusu alacaklardan ötürü sorumluluğu doğmaz.

ÜÇÜNCÜ KİŞİ GÖNDERİLEN

Taşıma sözleşmesinde gönderenin, gönderilen sıfatını taşıması mümkündür. Bu durum hariç, varma yerinde eşyayı kendi adına teslim alacak kişi "üçüncü kişi gönderilen” olacaktır. Taşıma hukuku hükümleri üçüncü kişi gönderileni kabul eder5.

İLK VE SON GÖNDERİLEN

Türk Ticaret Kanunun 868. maddesinde yer alır. Gönderilen olarak belirlenen kişi başka bir gönderilen tayin edebilir. Tayin eden-ilk gönderilen, tayin edilen ise son gönderilendir. TTK 868. madde ;”Gönderilen, tasarruf hakkını kullanarak eşyanın bir üçüncü kişiye teslimini istemişse, bu kişi başka bir gönderilen belirleyemez. Aynı kural CMR 12. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alır. CMR 12. maddesinin dördüncü fıkrası; “Tasarruf hakkını kullandığı sırada alıcı yükün diğer bir kişiye teslimini emretmiş ise, bu diğer kişi başka alıcılar göstermek hakkına sahip değildir.” Son gönderilen üçüncü kişi olarak kabul edilir.

GÖNDERİLEN’İN HUKUKİ DURUMU

Satım sözleşmesi ya da eser sözleşmesi gibi diğer sözleşmelerde tarafların üçüncü kişilerle olan ilişkileri sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde, borçlar hukuku kurumlarının kullanılmasıyla kurulabilir. Ancak taşıma sözleşmesi kurallarını Türk Ticaret Kanunu doğrudan düzenlenmiştir.

Üçüncü kişi lehine sözleşmeler Türk Borçlar Kanunun 129. maddesinde yer alır, kendi içinde de tam ve eksik olarak ikiye ayrılır. Taşıma sözleşmeleri gönderilen açısından tam üçüncü kişi lehine sözleşmedir. Daha öncede bahsettiğim gibi taşıma sözleşmeleri taşıyıcı ve gönderen arasında kurulur ve gönderilen lehine sözleşme yapılan üçüncü kişidir. Türk Ticaret Kanunun 871. maddesinin birinci fıkrası gereğince gönderilenle birlikte gönderende hakların ileri sürülmesinde yetkili kalmaya devam edecektir. Ayrıca Türk Ticaret Kanunun 871. maddesinde açıkça taşıma sözleşmesinin gönderilen açısında üçüncü kişi lehine sözleşme olduğunu kanıtlar6. Ayrıca gönderilenin tüm bu hakları kullanabilmesi taşınanın varma yerine ulaşması özel şartına tabidir.

Gönderilenin yükümlülükleri ise kanuni borca katılma olarak kabul edilir. Gönderilenin ödeme yükümlülüğü doğması için gönderilenin iradesine ihtiyaç vardır. Çünkü üçüncü kişilerin iradesi dışında onlara yükümlülük getiren sözleşmelerin yapılması imkânsızdır7.

Gönderilenin hak ve borçlarını tartışırken hangi hukuki temele dayandığımız önem arz etmektedir.

GÖNDERİLENİN HAK VE BORÇLARI

GÖNDERİLENİN HAKLARI

Gönderilenin hakları, Türk Ticaret Kanunun 4. Kitap hükümleri kapsamında; talimat verme hakkı, taşıma belgelerini ve eşyayı inceleme hakkı, eşya ile refakat belgelerinin teslimini ve makbuz düzenlenmesini talep hakkı ve tazminat talep etme hakkı olarak belirlenmiştir.

EMİR VE TALİMAT VERME HAKKI

Taşıma sözleşmesinin tarafı olmamasına rağmen, gönderilenin menfaatine yapılan işte gönderilenin emir ve talimat erme hakkı vardır. Türk Ticaret Kanunun 868. maddesi hükmünün öngördüğü kural, eski Türk Ticaret Kanununda bulunmamaktadır. Yeni maddenin kaynağı, CMR 12. maddesi ile Alman Ticaret Kanunu 418. maddesidir.

Türk Ticaret Kanunun 869. maddesine göre, eşyanın teslim edilecek yere ulaşmasından önce, taşımanın sözleşmeye uygun olarak yapılamayacağı anlaşılırsa veya eşyanın teslim edileceği yerde teslim engelleri çıkarsa; taşıyıcı, eşya teslim yerine ulaşana kadar gönderilenden talimat almak zorundadır. Taşımanın niteliği gereği çeşitli durumlar teslimin yapılmasını veya zamanında yapılmasına etkiler. Örneğin; iklim şartları, genel grev, savaş, terör, ekonomik sebepler, transit ticaret yapılan karayolunun geçişe kapatılması gösterilebilir. Bu gibi hallerde, taşımanın bitirilmesi ya da zamanında teslimin gerçekleşebilmesi açısından gönderilenin çeşitli emir ve talimatlar vermesi zorunlu olmaktadır. Tasarruf yetkisi gönderilene ait olduğu zaman, gönderilene ulaşılamayan durumlarda tasarruf yetkisini gönderen kullanır.

Yargıtay 11.HD  10128 E. 17209 K. 10.11.2014 Tarihli kararında özetle; sevk mektubundaki koşulların uygulanması imkânsız ise yüke tasarruf etme hakkına sahip kişiden talimat alınmalıdır. Bu talimat ile eşyanın geri getirilip getirilmeyeceği  araştırılıp karar verilmelidir.

Türk Ticaret Kanunun 869. maddesi hükmü, eski Türk Ticaret Kanunun 790. ve 791. maddelerini karşılamaktadır. Yeni maddenin kaynağı CMR'nin 14-16 maddeleri ile Alman Ticaret Kanunu 419. maddesidir.

Türk Ticaret Kanununda yer alan tasarruf eşya hukuku anlamında bir tasarruf değildir. Amaç gönderilenin menfaatlerinin korumaktır.

Talimatların çoğunluğunun taşıma sözleşmesinin şartlarını değiştirme niteliğindedir. Bu talimatlar taşıyıcı için bağlayıcı niteliktedir. Ama taşıma sözleşmesi taraflarının sözleşmenin kurulması aşamasında koydukları talimat olamaz. Türk Ticaret Kanunun 868. maddesinde de belirtildiği üzere talimatlar, taşımanın yapılması, durdurulması, eşyanın geri getirilmesi, başka bir yere götürülmesi ya da farklı bir gönderilene teslim edilmesi şeklinde olacaktır. Yani talimatlar taşıma başladıktan sonra olmalıdır.

Türk Ticaret Kanunun 868. Maddesinin ikinci fıkrasına göre de eşyanın teslim yerine ulaşmasıyla talimat hakkı Türk Ticaret Kanunu gereğince doğrudan vardır. Türk Ticaret Kanunu 868. maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Eşyanın teslim yerine ulaşması ile gönderenin emir ve talimat verme yetkisi ve tasarrufta bulunmak hakkı sona erer. Bu andan itibaren söz konusu yetki ve haklar gönderilene ait olur.” Teslim yerinden kasıt taşıyıcının bildiği belirlenmiş adrestir. Ancak CMR 12. Maddesinin ikinci fıkrasına göre teslim yeri, adres değildir, teslimin yapılacağı yerin il-ilçe sınırlarıdır. CMR’nin farklı bir tanımlamada bulunmasının sebebi uluslararası niteliğinin olabilmesi ve şekli ve gerçek gönderilen hususunda ayrışmaların olmasıdır.

Ayrıca Türk Ticaret Kanunun 868. Maddesinin birinci fıkrasına göre; “Gönderenin bu tür emir, talimat ve tasarrufları, taşıyıcının işletmesi için sakıncalıysa veya diğer gönderenlerin ve alıcıların gönderileri için bir zarar tehdidini beraberinde getiriyorsa, taşıyıcı bunları yerine getirmekle yükümlü değildir.“ ile 868. Maddenin ikinci fıkrasın da; “Birinci fıkranın ikinci ilâ dördüncü cümle hükümleri burada da geçerlidir.” şeklinde düzenlenmiştir. Örneğin; gönderilen tarafından verilecek talimat, taşıyıcı için sakıncalıysa veya gönderileri için bir zarara sebep olabilecekse, taşıyıcı bunlar yerine getirmekle yükümlü değildir. Zarar tehdidinden ne anlama geldiğinin tespiti için Türk Medeni Kanunun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve somut durumda var olan veya ortaya çıkabilecek riskler anlaşılmalıdır.

Türk Ticaret Kanunun 86. Maddesinin dördüncü fıkrasına göre de talimat hakkı taşıma senedine bırakılabilir. Yani talimat hakkı gönderilene geçene kadar gönderenin talimat verme hakkı için taşıma senedinin ibrazı şartına bağlanabilir. Alman Ticaret Kanunu 418. ve CMR 14. ila 15. maddelerinde de düzenlenmiştir. Ancak taşıma engeli olursa senet ibrazı olmadan tasarruf yetkisi kullanılabilir.

Ayrıca Sözleşme Özgürlüğü Prensibi gereği taşıma sözleşmesine talimat hakkının sadece gönderene ya da gönderilene ait olduğunu kararlaştırabilirler.

Gönderilenin talimat verme hakkının da aslında bir sınırlaması vardır. Türk Ticaret Kanunun 868. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, ”Gönderilen, tasarruf hakkını kullanarak eşyanın bir üçüncü kişiye teslimini istemişse, bu kişi başka bir gönderilen belirleyemez.” şeklinde düzenlenmiştir. Yani gönderilen ikinci kez üçüncü şahıs belirleyemez. Hükmün temel amacı teslimde oluşabilecek belirsizlikleri gidermektir. Aynı zamanda yeni belirlenen gönderilenin de bir başka gönderilen belirlemesi, taşıyıcının yükümlülükleri haricinde bir borç üstlenmesi anlamına gelmektedir.

TAŞIMA BELGELERİNİ VE EŞYAYI İNCELEME HAKKI

Gönderilen, taşıyıcı tarafından eşyayı teslim almadan önce inceleme hakkına sahiptir. Gönderilen eşyanın taşıma öncesi ya da taşıma sırasında meydana gelen bir zarara uğramış şekilde teslim almaması ya da bildirimlerde bulunabilmesi için tanınmış bir haktır.

Türk Ticaret Kanunun 871. Maddesinin birinci fıkrasına göre; “ Eşya zayi olmuş veya hasara uğramış yahut geç teslim edilmişse, gönderilen, gönderenin taşıma sözleşmesinden doğan istem haklarını taşıyıcıya karşı ileri sürebilir. Gönderen, bu hakların ileri sürülmesinde yetkili kalmaya devam eder. Gönderilenin veya gönderenin kendilerinin veya başkasının menfaatine hareket etmeleri farklılık yaratmaz.” şeklinde düzenlenmiştir. Gönderilenin tazminat olarak talep haklarına ileri sürebilmesi için eşyanın uğradığı zararın belirlenmesi gerekli olup, bu inceleme hakların kullanma ile mümkün olacaktır8.

İnceleme hakkının içeriğine Türk Ticaret Kanunun 889. maddesine göre; "Eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bildirimde, zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır.  Birinci fıkradaki karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir.” Bu karine Alman Ticaret Kanununda 438. maddesinde ve CMR 30. maddesinde yer alır. Söz konusu karine hükmün lafsından da anlaşıldığı üzere adi karinedir.

Madde metninden anlaşıldığı üzere inceleme hem açıkça anlaşılacak hususları hem de detaylı incelemeyi kapsar. Ancak bu konuda dikkat edilmesi gereken eşyanın kendisinden doğan ayıp, hata ve özürden doğan zararlara yönelik değildir. Gönderilen tarafından yapılacak inceleme, taşıma sırasında meydana gelebilecek zayi ve hasarlara yönelik olmalıdır.

TAZMİNAT TALEP HAKKI

Eşya zayi olmuş veya hasara uğramış yahut geç teslim edilmişse, gönderilen, gönderenin taşıma sözleşmesinden doğan istem haklarını taşıyıcıya karşı ileri sürebilir.

Türk Ticaret Kanunun 871. maddesinin birinci fıkrasına göre; “Eşya zayi olmuş veya hasara uğramış yahut geç teslim edilmişse, gönderilen, gönderenin taşıma sözleşmesinden doğan istem haklarını taşıyıcıya karşı ileri sürebilir. Gönderen, bu hakların ileri sürülmesinde yetkili kalmaya devam eder. Gönderilenin veya gönderenin kendilerinin veya başkasının menfaatine hareket etmeleri farklılık yaratmaz.” Daha öncede değindiğim üzere taşıma sözleşmesinde gönderilen taraf değildir, üçüncü kişidir. Söz konusu hükümde bu durumu açıkça doğrulamaktadır.

Burada dikkat edilmesi gereken tüm tazminat alacakları için değil, sadece EŞYAYA ÖZEN BORCU ihlali ve eşyanın GEÇ TESLİMİ doğan tazminat haklarını kullanabilir. 9 Gönderilenin tazminat talep hakkının şartları şöyledir; Gönderilen eşyayı red etmemiş yani kabul etmiş olmalıdır, eşya zayi olmuş, geç teslim edilmiş ya da hasara uğramış olmalıdır, eşya teslim edileceği yere ulaşmış olmalıdır ve Türk Ticaret Kanunun 889. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince talep hakkı düşmemiş olmalıdır.10 Gönderilenin taşınan eşyayı inceleme hakka kapsamında teslimden sonra dahi ihbar ile bu haklarını kullanabilir.11

Gönderilenin tazminat talep etme haklanan içeriği detaylı şekilde, Türk Ticaret Kanunun 880. maddesinde;

 Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır.

Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir.

Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır.” düzenlenmiştir.

Gönderilenin kendi adına taşıma sözleşmesinden doğan talep haklarını ileri sürmesine olanak tanınmasının nedeni, eşyanın tesliminin anılan yükümlülüklerin yerine getirilmesine bağlanmış olmasıdır. Ancak gönderen de bu varsayımda bu hakların ileri sürülmesinde yetkili kalmaya devam etmektedir. Gönderilenin veya gönderenin kendilerinin veya başkasının menfaatine hareket etmeleri farklılık yaratmayacaktır.12

TESLİM HAKKI

Gönderilen taşınan eşyanın teslimini talep edebilir. Türk Ticaret Kanunun 871. Maddesinin birinci fıkrasına göre;” Eşyanın teslim yerine varmasından sonra gönderilen, taşıyıcıdan, taşıma sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi karşılığında, eşyanın kendisine teslim edilmesini isteyebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Taşıma sözleşmeleri daha öncede bahsettiğim gibi tam üçüncü kişi yararına sözleşmelerdir. Üçüncü kişi gönderilendir ve bu sebeple de taşınan eşyanın teslimini talep hakkı vardır. ASLINDA BU TALEP HAKKI AYNI ZAMANDA BİR ZORUNLULUKTUR. Çünkü taşıyıcının da eşyayı teslim borcu vardır.

Eşyanın teslimini talep haklarının kullanılabilmesi için eşyanın teslim edileceği yere ulaşması gereklidir. Burada gönderilenin bulunması gerekmez. Gönderilenin temsilcisi, çalışanı ya da yetkili kılınmış diğer şahıslar bu teslim almaya gerçekleştirebilirler.

Gönderilenin eşyanın teslimini talep hakkı, bir edimi kabul açıklamasıdır. Bu açıklama gönderilen bakımından bir külfet niteliğinde olup, bu yapılmadıkça taşıyıcının eşyaya teslim etmesinden bahsedilemez. Ayrıca taşıyıcının da, teslim alma iradesi olmadıkça gönderileni eşyayı teslim almaya zorlayamayacağı kabul edilir. Ancak teslim alma iradesi olmazsa, bu açık ya da örtülü ret anlamına gelir. Bu halde Türk Ticaret Kanunun 869. maddesinin üçüncü fıkrasında eşyayı boşaltma ve tevdi hükümleri uygulama alanı bulur.

Eşyanın teslimini talep hakkı ile birlikte gönderilenin, Türk Ticaret Kanunun 860. Maddesinin birinci fıkrasına göre refakat belgelerini talep hakkı da vardır. Gönderenin, eşyanın tesliminden önce, resmi nitelik taşıyan özellikle gümrük işlemleri için gerekli bulunan bilgileri vermek zorundadır. Taşınarak gönderilene teslime hazır hale getirilmiş araç içindeki eşyalarla birlikte getirilen refakat belgelerinin de gönderilen tarafından tesliminin istenmesi şarttır. Çünkü bu belgeler taşınan eşyanın teslimi için gerekli olacaktır.

Bu belgelerin ziyandan, hasarından veya yanlış kullanılmasından doğan zararlardan taşıyıcı sorumludur. Zayi, hasar veya yanlış kullanma taşıyıcının kaçınamayacağı ve önleyemeyeceği durumlardan kaynaklanırsa, taşıyıcı bu sorumluluktan kurtulur. Taşıyıcının sorumluluğu, eşyanın zayi halinde ödenecek miktarla sınırlıdır.

EŞYA İLE REFAKAT BELGELERİNİN TESLİMİNİ VE MAKBUZ DÜZENLENMESİNİ İSTEME HAKKI

Gönderilenin eşyanın çekilmesini ve kullanımını sağlayacak refakat belgeleri, resmi nitelik taşıyan ve özellikle gümrük işlemleri için gerekli bulunan belgeleri teslim edilmesini isteme hakkı bulunmaktadır.13

GÖNDERİLENİN BORÇLARI

Türk Ticaret Kanunun 850. maddesi gereğince taşıma ücretinden açıkça gönderen sorumludur. Türk Ticaret Kanunun 850. maddesi şöyledir; “Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır.” TTK 861. Maddesinin ikinci fıkrası ve TTK 870. Maddesinin birinci fıkrasında taşımadan doğan masrafların açıkça gönderene ait olduğunu düzenlenmektedir. Ayrıca 871. Maddesinde ikinci ve üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemeyle gönderileninde sorumluluk sahibi olabileceği durumlar vardır.

Türk Ticaret Kanunun 871. Maddesine göre;

“Eşyanın teslim yerine varmasından sonra gönderilen, taşıyıcıdan, taşıma sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi karşılığında, eşyanın kendisine teslim edilmesini isteyebilir. Eşya zayi olmuş veya hasara uğramış yahut geç teslim edilmişse, gönderilen, gönderenin taşıma sözleşmesinden doğan istem haklarını taşıyıcıya karşı ileri sürebilir. Gönderen, bu hakların ileri sürülmesinde yetkili kalmaya devam eder. Gönderilenin veya gönderenin kendilerinin veya başkasının menfaatine hareket etmeleri farklılık yaratmaz.

 İstem hakkını, birinci fıkranın birinci cümlesine göre ileri süren gönderilen, taşıma ücretini, taşıma ücretinin bir bölümü ödenmiş ise kalan bölümünü taşıma senedinde gösterilen tutarla sınırlı olmak üzere ödemekle yükümlüdür. Taşıma senedi düzenlenmemiş veya gönderilene ibraz edilmemişse yahut ödenmesi gereken tutar taşıma senedinden anlaşılamıyorsa, gönderilen, makul olması şartıyla, gönderen ile taşıyıcı arasında kararlaştırılan taşıma ücretini ödemek zorundadır.

Birinci fıkranın birinci cümlesine göre istem hakkını ileri süren gönderilen, boşaltma yerindeki bekleme ücretini ve ayrıca, eşyanın teslimi sırasında kendisine bildirilmiş olmak şartıyla, yükleme yerindeki bekleme ücretiyle 870 inci maddenin üçüncü fıkrasına göre ödenmesi gereken bedeli öder.

Gönderenin sorumluluğu, sözleşmeye göre ödenmesi gereken bedeller için devam eder 14.Bu konu Alman Ticaret Kanunu 421. maddesinde de düzenlenmiştir.

Türk Ticaret Kanunun 871. Maddesinin ikinci fıkrasına göre, Türk Ticaret Kanunun 871. maddesinin birinci fıkrasındaki şekilde bir talep hakkını ileri süren gönderilen, taşıma ücretinin bir bölümü ödenmiş ise kalan bölümünü taşıma senedinde gösterilen tutarla sınırlı olmak üzere ödemekle yükümlüdür. Yani sadece bakiye kısmını öder.

Eşyanın teslimini talep hakların kullanılması, taşıma sözleşmesinin gönderilen açısından üçüncü kişi yararına sözleşme olması sebebiyle, gönderilenin edimi kabul etmesi demektir. Esasen burada gönderilen tek taraflı bir irade beyanıyla eşyanın kendisine teslimini talep etmekte taşıma ücretini ödeme borcu altına girmektedir. Gönderilenin taşıyıcıya karşı taşıma ücreti ödeme borcu altına girmesi hukuki nitelikçe bir borca katılma olarak kabul edilmektedir. TBK m.201'de düzenlenen borca katılma müteselsil sorumluluk meydana getiren bir niteliktedir. Zira borca katılma, mevcut bir borca borçlunun yanında yer almak üzere borçlu ile birlikte borçtan sorumlu olması sonucunu doğuran bir sözleşmedir. Bu durumda gönderilen gönderen ile birlikte müteselsil olarak taşıma ücretinden sorumlu hale gelmektedir.

Türk Ticaret Kanunun 871. Maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesine göre de, eşyanın kısmi zayi veya hasara uğraması nedeniyle, gönderilenin taşıyıcıdan tazminat talep etmesi halinde, gönderilen taşıma ücreti bakımından borca katılma yoluyla sorumlu duruma gelmektedir. Gönderilenin sorumluluğu taşıyıcıya karşı zarar ile orantılı olmalıdır. Ayrıca bu konuda Türk Ticaret Kanunu gönderilenin borca katılmasını iradi kabul ederken, CMR 13. maddesinin ikinci fıkrası da bu katılmayı kanuni kabul eder.

Türk Ticaret Kanunun 871. Maddenin ikinci fıkrasında gönderilenin beyanına onu taşıma ücretini ödeme borcu altına soktuğunu söylemekle birlikte, taşınan eşyanın varma yerine ulaşması lazımdır. Nitekim Türk Ticaret Kanunu 871. Maddesinin birinci fıkrası eşyanın teslim yerine varmasından sonra gönderilenin bu hakları kullanabileceğinden bahsetmektedir.

Taşıma ücretinde borç altına giren gönderilen, taşıma senedinde belirtilen taşıma ücreti ile sorumlu olacaktır. Ancak Türk Ticaret Kanunun 871. Maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesine göre, taşıma senedinin düzenlenmemiş olması veya gönderilene ibraz edilmemiş olması durumlarında, taşıma ücreti gönderen ve taşıyıcı arasında önceden belirlenmiş ücret olarak ödenecektir. Makul olması gereklidir. Gönderilenden makul olmayan bir ücret istemesi mümkün değildir. Aynı durum, taşıma senedi düzenlenmiş fakat taşım ücretinin anlaşılamadığı hâlde de geçerlidir. Taşı ücretinin taşıma senedinden anlaşılamadığı hallerde makul olması hususunda ihtilaf çıkarsa, Türk Ticaret Kanunun 1202. Maddesinin birinci fıkrasının15 kıyasen uygulanmasıyla sorun çözülür.16

Yargıtay HGK 2017/408 E. 2019/917 K. 19.09.2019 Tarihli kararında; "Taşıma konusu eşyanın tesliminde var olan menfaati sebebiyle taşıma sözleşmesinde üçüncü kişi konumunda olan gönderilen, eşyanın teslim yerine varması hâlinde bazı şartların gerçekleşmesiyle taşıma ücretinin borçlusu haline gelmektedir. Bu durumda taşıma sözleşmesi gönderilen açısından üçüncü kişi yararına sözleşme niteliği taşımaktadır... Gönderilenin eşyanın teslimini (veya tazminatı) istemesi, taşıma sözleşmesinde üçüncü kişi olan gönderilenin edimi kabul etmesi anlamına gelmektedir. Esasen burada gönderilen tek taraflı bir irade beyanıyla ve bu beyanın taşıyıcıya varma anıyla birlikte taşıma ücretini ödeme borcu altına girmektedir. Gönderilenin 6102 sayılı TTK'nın 871/1. maddesi gereğince istem hakkını kullanması ile birlikte taşıma ücretinin borçlusu haline gelmesinin kaynağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 201. maddesinde düzenlenen borca katılmaya dayanmaktadır. Ayrıca gönderilenin borcu doğrudan kanun hükmü gereğince gerçekleştiğinden burada borca kanuni katılma söz konusudur".

Yargıtay 11. HD 2014/2117 E. 2014/9220 K. 14.05.2014 tarihli kararında; “Dava, taşıma akdinden kaynaklanmakta olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalı akdi ilişkiyi inkar etmiş ve taşındığı belirtilen makineyi dava dışı A..K. kiraladığını savunmuş, bu savunmanın aksi de davacı tarafça kanıtlanmamıştır. 6102 sayılı TTK'nin 871/2. maddesi uyarınca da aksine sözleşme olmadığı takdirde taşıma ücretinin ödenmesi gönderilene aittir. Her ne kadar dosya içeriğinden davalı tarafından, davacı tarafça navlun alacağının tahsili için, kendisine tebliği edilen faturaya itiraz etmediği anlaşıl makta ise de bu fatura ticari defterlere kaydedilmediğinden edilmemesi aksine sözleşme olduğu şekilde yorumlanamaz"

Yargıtay 11. HD 2016/6434 E. 2018/423 K. 18.01.2018 Tarihli kararında; “Davacı vekili: müvekkili ile davalı arasında... dan Batman'a 100 adet canlı hayvan taşınması hususunda anlaşma sağlandığını, taşıma işinin müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilerek hayvanların teslim edildiğini, taşıma işleminin gerçekleşmesini müteakip müvekkili şirket tarafından davalıya 27.494,00 TL bedelli fatura gönderildiğini, faturanın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili: davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve film dosya kapsamına göre; ispatlanamayan davanın reddine ve davacı tarafın kötü niyeti ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı ...'nin "Gönderilenin hakları ve ödeme borcu" başlıklı 871. maddesinin birinci fıkrası, eşyanın teslim yerine varması halinde teslim yerinde gönderilenin haklarını ve ödeme borcunu, ikinci fıkrası, gönderilenin taşıma ücretini, taşıma ücreti kısmen Ödenmiş ise kalan bölümünü ödemesi borcunu düzenlemektedir. Anılan ikinci fıkrada iki hal düzenlenmiştir. Eğer ücret, taşıma senedinde öngörülmüş ise borç senette yazılı olan miktar ile sınırlıdır. Taşımaya ilişkin bir taşıma senedi düzenlenmemiş, gönderilene ibraz edilmemiş ya da ödenmesi gereken tutar taşıma senedinden anlaşılamıyorsa, gönderilen gönderen ile taşıyıcının aralarında kararlaştırdıkları ücreti, makul olması koşuluyla ödemek durumundadır.”17

KAYNAKÇA

ERİŞ Gönen, Türk Ticaret Kanuna Göre Taşıma Hukuku, Bası:1, Seçkin Yayınları, 2015

SEVEN Vural, Türk Ticaret Kanuna Göre Taşıma Hukukunda Gönderilen, Yetkin Yayınları, 2012, Ankara

CAN Mertol, Türk Taşıma Hukukunun Genel Esasları, Bası:1, Imaj Yayınları,2017,Ankara

ADIGÜZEL Burak, Taşıma Hukuku( Deniz Ticareti Hariç), Bası:3,Adalet Yayınevi, 2020

CAN/GÖKTÜRK/KAŞAK Mehmet Çelebi/Kürşat/Esra, Bası:1, Taşıma Hukuku, Adalet Yayınevi, 2020

KULA Nil, Türk Eşya Taşıma Hukuku, Bası:1, Seçkin Yayınları, 2018


Dipnotlar

  1. * Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans Öğrencisi.

    nurbusrakorkut@gmail.com

    SEVEN Vural, Türk Ticaret Kanuna Göre Taşıma Hukukunda Gönderilen, Yetkin Yayınları, 2012, Ankara, S 17.

  2. CAN Mertol, Türk Taşıma Hukukunun Genel Esasları, Bası:1, Imaj Yayınları,2017,Ankara, S 27.

  3. SEVEN Vural, Türk Ticaret Kanuna Göre Taşıma Hukukunda Gönderilen, Yetkin Yayınları, 2012, Ankara, S 30.

  4. SEVEN Vural, Türk Ticaret Kanuna Göre Taşıma Hukukunda Gönderilen, Yetkin Yayınları, 2012, Ankara, S 30.

  5. SEVEN V., Türk Ticaret Kanuna Göre Taşıma Hukukunda Gönderilen, Yetkin Yayınları, 2012, Ankara, S 33.

  6. SEVEN V., Türk Ticaret Kanuna Göre Taşıma Hukukunda Gönderilen, Yetkin Yayınları, 2012, Ankara, S 89.

  7. SEVEN Vural, Türk Ticaret Kanuna Göre Taşıma Hukukunda Gönderilen, Yetkin Yayınları, 2012, Ankara, S 91.

  8. KULA Nil, Türk Eşya Taşıma Hukuku, Bası:1, Seçkin Yayınları, 2018, s 88.

  9. SEVEN Vural, Türk Ticaret Kanuna Göre Taşıma Hukukunda Gönderilen, Yetkin Yayınları, 2012, Ankara, Syf:153

  10. TTK 889/3: “Gönderilen, taşıyıcıya, teslim süresinin aşıldığını, teslimden itibaren yirmi bir gün içinde bildirmezse, gecikmeden kaynaklanan hakları sona erer.”

  11. ADIGÜZEL Burak, Taşıma Hukuku( Deniz Ticareti Hariç), Bası:3,Adalet Yayınevi, 2020,S 96.

  12. SEVEN Vural, Türk Ticaret Kanuna Göre Taşıma Hukukunda Gönderilen, Yetkin Yayınları, 2012, Ankara, S 155.

  13. KULA Nil, Türk Eşya Taşıma Hukuku, Bası:1, Seçkin Yayınları, 2018,S 88.

  14. ADIGÜZEL Burak, Taşıma Hukuku( Deniz Ticareti Hariç), Bası:3,Adalet Yayınevi, 2020, S 89.

  15. TTK 1202.madde: “Taşıyanın alacakları hakkında uyuşmazlık çıkarsa, çekişmeli tutar, mahkemece belirlenecek yere yatırılır yatırılmaz, taşıyan, eşyayı teslim etmek zorundadır. Taşıyan, eşyanın tesliminden sonra, yeterli teminat göstererek yatırılmış olan tutarı çekebilir.”

  16. CAN Mertol, Türk Taşıma Hukukunun Genel Esasları, Bası:1, Imaj Yayınları,2017,Ankara, S 68.

  17. ERİŞ Gönen, Türk Ticaret Kanuna Göre Taşıma Hukuku, Bası:1, 2015,S 472.

Yazar: Orkun Akın